Sen de gitme 15 bölümü daha garantiledi

Gizem Kaboğlu

01.02.2012


 Şimdiye kadar Ayçe Abana, Kamil Güler, Şerif Sezer gibi deneyimli isimleri konuk oyuncu olarak ağırlayan, Sinan Albayrak, Sezin Akbaşoğulları, Alican Yücesoy gibi başarılı isimleri kadrosunda bulunduran, yeni sezonda kadrosuna kattığı yeni isimlerle ve yeni senaristiyle beraber yeni bir vizyon kazanan Sen de Gitme yoluna emin adımlarla devam ediyor.

Bu hafta 37. Bölümle ekranda olacak olan dizi, başrol oyuncusu Sinan Albayrak’ın ifadesine göre 52-54. bölüme kadar anlaşma sağladı, en az 15 hafta da ekranda kalmayı garantiledi. TRT’nin televizyon kanadının 44. yıl özel yayınına katılan Albayrak, ayrıca sokakta insanların kendisine gerçekten doktor gibi davrandığını ve sorunlarını anlattığını söylerken sorgulanan yanının ise “Sakallı doktor olur mu” sorusuyla kulağına geldiğini anlattı. Bu soruya House M.D. izleyin diyerek yanıt verdiğini dile getiren Albayrak, dizideki tıbbı danışmanlığın ciddiye alındığını ve kullanılan terimlerin özenle seçildiğinin altını çizdi. 

Ülkemizde denenen doktor dizileri içinde vakaya en çok yer veren dizi olan “Sen de gitme”de bu özenin gösterilmesinin tesadüf olmadığı da çok açık. Dizi her Perşembe TRT1’de. 

Kalbim 4 mevsim’de bekaret tabusu

Kadın hikayesi taşıması özelliğiyle ekranda ayrı bir yeri olan Kalbim 4 Mevsim, git gide belirginleşen bir bekaret vurgusuyla dikkat çekiyor. 

Türkan dizisinde canlandırdığı Fidan karakteriyle hayatımıza giren Bahar Selvi’nin oynadığı Tülay karakterinin annesiyle (Güler Karaman – Şükran) konuşmaları bu vurgunun kaynağı. Eski nişanlısıyla birliktelik yaşayan Tülay, nişanlısının kendisini terk etmesi sonunda onun peşinden koşmaya başlıyor ancak bu eski nişanlı Tülay’a elinde bulunan erotik görüntülerle şantaj yapıyor. Tüm bunları öğrenen Şükran kızına “Seni bundan sonra kimin alacağını sanıyorsun” gibi cümleler sarf ediyor. 

İlk bölümünden bu yana beğenerek izlediğim ve güçlü kadın hikayesini ele aldığı için ekrandaki “mağdur”, “şefkate muhtaç”, “bağımlı” kadın imajına ters düştüğünden ‘ayrık otu’ gözüyle baktığım dizide son birkaç bölümdür bu diyalogları duymak zihnime ters köşe yaptırdı. 

Düşük sosyoekonomik kesimi temsil eden Şükran ve kızlarının diyalogları o hayat duruşuna göre normal olsa da bu görüşün ideolojik bir aygıt olan medyayla normalleştirilmesi gözümde tehlikeli görülüyor. Namus cinayetlerinin, kadına şiddetin meşrulaştırılmasından farklı olmadığını düşündüğüm bu “namus” baskısı içinde dizinin bir süre sonra bir kırılma yaşanacağını ve Tülay ile Şükran arasındaki bu tabunun anlamsızlığının görünür kılınacağını umuyorum. 

Şimdiye kadar birçok başarılı işte imzası bulunan aynı dizi içinde ayakları yere basan kadın karakterlere can veren Ali Ulvi Hünkar’ın böyle bir detayı gözden kaçırmayacağını düşünmeme rağmen, bu tabulaştırma konusunun önem verilmesi gereken bir alt metin olduğuna dikkat çekme gereği duydum. 

Bu hafta hep Perşembe dizilerini yazmış oldum galiba, Kalbim 4 Mevsim de her Perşembe saat 20.00’de Star tv’de.

 

Yazarı Twitter'dan takip etmek için:

 

gizemkaboglu@gmail.com

Yazarlarımızın yazılarından kendileri sorumludur.